17) Yukarıda bahsedilenlerin tümünü göz önünde bulundurduğumuzda hocalarımızın en kafa karıştırıcı cümlelerinden biri olan “Israil’lilerden her biri diğerinden sorumludur.”’u anlayabiliriz. Bu büsbütün haksızlık gibi gözüküyor, zira eğer herhangi biri Yaratan’ını üzen bir günah işliyor yada buna kalkışıyorsa ve senin o kişiyle herhangi bir tanışıklığın yoksa, Yaratan’ın o kişinin borcunu senden toplaması mümkün olabilir mi? Şöyle yazar “Babalar çocukları için infaz edilmemelidir… her insan kendi günahından dolayı infaz edilmelidir.”, o zaman tanımadığın ve nerede bulunduğunu bilmediğin, sana tamamen yabancı olan bir insanın günahlarından bile sorumlu olduğunu nasıl söyleyebilirler?
Ve eğer bu sizin için yeterli değilse Masechet Kidushin sayfa 40b’ye bakın: “Rabi Shimon’un oğlu Rabi Elazar şöyle diyor: ’Dünya çoğunluğa göre yargılanır ve birey de çoğunluğa göre yargılanır, bu yüzden bir sevap işlerse mutludur, çünkü tüm dünyayı bir derece iyiliğe yükseltmiştir. Ve eğer bir günah işlemişse ona yazıklar olsun, zira “bir günahkar çok sayıda iyiyi yok etti” diye yazdığı gibi kendini ve tüm dünyayı günaha düşürmüştür.’”
Ve Rabbi Shimon’un oğlu Rabbi Elazar beni tüm dünyadan sorumlu tuttu çünkü dünyadaki tüm insanların birbirlerinden sorumlu olduklarını ve her insanın eylemleriyle tüm dünyaya erdem yada günah getirdiğini düşünüyor. Bu iki misli kafa karıştırıcı.
Fakat yukarıda söylenilene binaen onların sözlerini çok basit bir biçimde anlayabiliriz; bize Maneviyattaki 613 sevabın her birinin o tek sevabın “Dostunu kendin gibi Sev” etrafında döndüğü gösterildi. Ve böyle bir koşulun sadece her bireyinin buna boyun eğdiği bütün bir millette var olabileceğini keşfediyoruz.